Aposto! - ⛴ Sinanpaşa, Kerimcan Akduman
Fotoğraf: Deniz Sabuncu

⛴ Sinanpaşa, Kerimcan Akduman

Birçok insan için geçiş noktası, Kerimcan'ın otuz üç senedir evi, Beşiktaş, Sinanpaşa'dayız bugün.
Soli KAS 28
iş birliğiyle...

Beşiktaş (konum olarak veriyoruz, istikamet değil) İskelesi'nden hızlı adımlarla yürüyen insanlar. Yanındakilere hararetle kripto yatırımından kazancını NFT'ye aktardığını anlatıyor biri. Boynundan sallanan kulaklığından Bon Iver'dan Holocene yayılıyor etrafa. Tıka basa dolu siyah poşeti birkaç adımda yere indirip elini beline götürerek doğrulan kadın, ona yardım etmek için poşetleri kapan başka cevval kadına teşekkür ediyor. Okulu kıranlar kollarının altında kaykaylarını taşıyor. Taba botları ve siyah pantolon paçası arasından turuncu renkli çorapları firar etmiş oğlan — seni beğeniyoruz.

Işıklardayız şimdi. Güruh etrafa dağılmış: tuvalleriyle Millî Saraylar Resim Müzesi'ne gidenler; brandasından henüz "Kebapçı" yazısını silmemiş kokteyl barlarda oturacaklar; Beşiktaş Çarşı'da köfte yiyip turşu suyu içecekler; akşam Joker No: 19'da takılacaklar; nezih sokaklardan birindeki nefis yazılı apartmanlarda yaşayanlar ve onların arkadaşları; tezini, sınavını, ödevini teslim edecekler var içlerinde. Bizim az önce terk ettiğimiz vapuru doldurma görevini devralacak bir sürü insan, karşı kıyıda. "Kırmızıda dururken içlerinden yirmiye kadar sayıp bir an önce vapura kavuşmayı bekleyenler," diyelim bu kümeye de. 

Yıldız'da taksiden inip yokuş aşağı yürüyerek trafiği alt edenler; Maslak'taki iş yerlerinden Moda'daki evlerine varmak için metro-füniküler-tabanvay yolunu seçenler; Galataport-Dolmabahçe Sarayı-Ortaköy hattındaki turistler, bileşenler. Yeşil yanıyor sonunda. Sarıda gaza basmış son arabalar da geçiyor önümüzden. Yürüyoruz.

Barbaros Hayrettin Paşa İskelesi


Beşiktaş'a gelenlerde eve dönme, kavuşma, olasılıklara ve şanslara kapılma hissi; Beşiktaş'tan gidenlerin arkasında bıraktığı, sahaflardan alınmış kitaba karışmış biberiye yağı kokusu. Sirkülasyonu hiç bitmeyen; döngüsünün içine aldığı; sabahları yürüyüşe çıktığın kaldırımlardan öğleden sonraları kızarmış tavuk sırası bekleyenler yüzünden geçemediğin; akşamları tekel önünde veya merdivenlerde partiler dönebilen; sabaha karşı uzun süredir görmediklerine rastlayabileceğin merkez üssünde, haritadaki ismiyle Sinanpaşa'dayız bugün.

Kerimcan, Kapadokya'dan — yok, pardon, Artvin'den; yoksa Mardin mi demişti? — çıkmış yola, Barbaros Bulvarı'nın üstünden denizi gördüğü an varmış. Evde. Biz, onun adımlarını takiben, mahallesindeyiz. "Bir yeri keşfetme telaşı ne zaman geçer, nasıl durmayı, çevresine bakmayı öğrenir insan?" diye soruyorum birden, daha önce dikkatimizi çekmeyen sarmaşık bürümüş apartmanlar, "Merhaba!" deyip de eşikten geçmediğimiz dükkânlar arasında gezerken. "Keşfetme telaşı, heyecanla alakalı. Hepimiz zaman zaman kapılıyoruz buna. Sonra sakinleşip durmayı öğreniyoruz. Nasıl her kitabı okumak her filmi izlemek mümkün değilse her şeyi keşfetmek de mümkün değil. Bunu anlayınca o telaş geçiyor." 

Beşiktaş mihmandarımız Kerimcan (Akduman)'layız. Telaşın yerini aşinalık alıyor.

İÇİNDEKİLER

MAHALLE MAHALLE: Herhâlde İstanbul'da buraya yolu düşmeyen yoktur. Ya vapurla ya karayoluyla geçmiş; en azından bir defa trafiğine girmiş; maça, pazara, Yedi Sekiz Hasan Paşa Fırını'ndan portakallı kurabiye almaya gelmiştir. Birçok insan için geçiş noktası, Kerimcan'ın otuz üç senedir evi, Beşiktaş'tayız bugün.

MÜDAVİMİYİM: Yıldız Parkı'nda kitabını açıp okuduğun, ağaçların hışırtısını duyduğun günlerin; Kırmızı Kedi Kitapçısı rafları arasında gezinmenin; Şair Nedim sokağında  sahaflara bakmanın.

UĞRAK: Bugünlerde ihtiyacımız çok — sinir sistemini sakinleştirmek için aynısefa çayı; hazmı kolaylaştıran darıfülfül, saç bakımı için zeytinyağı sabunu. Hangi yağ kombosunun neye iyi geldiğinin bilgisini veren Kırk Ambar'dan birkaç şey alıp çıkalım dedik, "O ne, bu ne?" derken zaman geçmiş bile.

SANAT: Dolmabahçe ve Topkapı Sarayı’ndan getirilen, Osmanlı padişahlarının yaptırdığı, aldığı veya onlara hediye edilen resimlerin sürekli sergide olduğu Millî Saraylar Resim Müzesi'nin bahçesinden başladık gezinmeye.

Peki ya sen Beşiktaş'tan geçenlerden misin? Durup etrafa bakınan, sokaklarında yürüyen, apartmanlarını, kuruyemişçilerini keşfedenlerden mi yoksa mola verip esnafla sohbet edenlerden mi?

Müdavimi olduğun yerler nereleri, yaz bize: [email protected]

Hazal

Yazının devamı için lütfen kaydolun.

Aposto! olarak en özgün içerikleri derleyip e-posta kutunuza bırakıyoruz. Tüm yazıyı okumak için bültene kaydolabilirsiniz.

Soli

Her hafta bir mahalle, bir mahalleli! Seyahat ve kültür yayını Soli, her hafta bir mahallenin esnaflarının, binalarının, sokaklarının, insanlarının hikâyesini anlatıyor.

Latest Issues

cover
OCA 20

🎢 Cihangir'de Müdavimiyim!

Kahve 6’nın falafel dürümü, Journey’nin müzikleri, Kaktüs'ün önünden geçerken arkadan adını seslenen biri hep orada. Misafirler dağılmış, evimizdeyiz biz.
cover
OCA 16

☕️ Cihangir, Tuluğ Özlü

Tuluğ'un peşinde Cihangir'deyiz. Burası istersen sessiz, sakin ve yalnız; istersen de kalabalık.
cover
OCA 9

🏄 Alaçatı, Zeynep Boneval

Alaçatı’yı nasıl bilirsin? Bu hafta Zeynep'in peşinde turluyoruz Alaçatı'da.