Aposto! - İdlib’de gerginlik azalmıyor

İdlib’de gerginlik azalmıyor

Radikal cihatçı örgütler İdlib'de TSK'ya saldırırken Esad rejimi ve Rusya birliktelik pozu veriyor, ABD'nin bölgeye ilgisi azalıyor.

Millî Savunma Bakanlığı’nın “İdlib Gerginliği Azaltma Bölgesinde, 11 Eylül 2021 tarihinde arama/tarama faaliyeti sonrası intikal hâlinde olan bir unsurumuza yapılan saldırı sonucunda üç kahraman silah arkadaşımız şehit olmuştur.” açıklamasıyla, bölgede Türk Silahlı Kuvvetleri’ne yönelik tehditlerin varlığını hatırladık. Son dönemde Suriye rejiminin ve Rusya’nın İdlib’e yönelik saldırıları da arttı. TSK’nın sahada olduğu bölgenin daha da ısınabileceği yorumları yapılıyor.

  • Bir adım geriden: Rusya’nın desteğine sahip Suriye rejimi, 27 Şubat 2020’de İdlib’deki TSK unsurlarına saldırmıştı. 34 askerin şehit olduğu saldırı, "TSK'nın Suriye’de ödediği en ağır bedel" olarak tarihe geçmişti. Rusya, Suriye rejiminin kendisine saldıran radikal İslamcı Tahrir-el Şam örgütüne karşı operasyon gerçekleştirdiğini, TSK’nın örgütle yan yana durması sonucu zarar gördüğünü öne sürmüştü. Millî Savunma Bakanı Hulusi Akar Rusya’yı yalanlamış ve Rusya'yla koordinasyon hâlinde olunmasına rağmen ambulansların bile vurulduğunu söylemişti. Saldırının hemen ardından başlayan Bahar Kalkanı Harekâtı'yla TSK “meşru hedef” kabul ettiği rejim unsurlarını ağır şekilde vurmuştu.

İdlib mutabakatı 

Harekâtın ardından Rusya ara buluculuğunda varılan mutabakat sonucu İdlib Gerginliği Azaltma Bölgesi'ndeki temas hattı boyunca 6 Mart 2020 itibarıyla ateşkes ilan edilmişti. Birleşmiş Milletler tarafından terörist kabul edilen tüm grupların ortadan kaldırılması yönündeki kararlılığın vurgulandığı mutabakat kapsamında M4 kara yolunda güvenli bölge tesis edilmesi ve Türkiye'yle Rusya’nın ortak devriyeler yapması konusunda anlaşılmıştı.

Gizemli örgüt(ler)

Hürriyet, TSK’ya yönelik son saldırının arkasında “DEAŞ ile El Kaide arası bir çizgide, lideri bilinmeyen Ebu Bekir Sıddık’ın Yardımcıları Seriyyesi” adlı örgütün olabileceğini duyurdu. Haberde örgütün Türkiye’yi “Müslüman topraklardan çıkarılması gereken mürtet bir NATO üyesi” olarak gördüğü ifade edildi.

Jandarma ve Sahil Güvenlik Akademisi Uluslararası Güvenlik ve Terörizm Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Doç. Dr. Serhat Erkmen’in çalışmasına göre, TSK’ya radikal cihatçı örgütler tarafından yöneltilen veya yöneltildiği iddia edilen saldırıların sayısı son 18 ayda 36’ya ulaştı. Açık kaynak tespitlerine göre saldırılar sonucunda 12 asker şehit oldu, 21 asker yaralandı. Saldırıların şaşırtma amacıyla farklı isimler taşıyan, birbiriyle yakın ilişki El Kaide tandanslı radikal cihatçı gruplar olduğu belirtildi. Milliyet’ten Didem Özel Tümer’e konuşan Doç. Dr. Erkmen, “El Kaide’nin Türkiye’nin İdlib’deki varlığını baştan beri kendi varlığına tehdit olarak gördüğünü, TSK’ya yönelik eylemlerin Rusya’nın ve Esad rejiminin İdlib’i ele geçirme politikasına hizmet etmekten başka bir işe yaramadığını” söyledi.

CHP de “DEAŞ ile El Kaide arasında bir örgüt varmış, gizemliymiş. Bu örgütün vurduğu söyleniyor. Buna bir açıklık getirin. Üç Mehmetçiği kim vurdu?” açıklamasını yaptı.

Putin’den mesaj 

2018’den sonra ilk kez Suriye lideri Beşar Esad'la Moskova’da bir araya gelen Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin, “BM kararı olmadan Suriye’ye gönderilen yabancı askerlerin ülkenin tamamı üzerinde Suriye hükümeti tarafından hakimiyet kurulmasına engel oluşturduğunu” söyledi. Görüşmede “hâlen terör örgütlerinin kontrolünde bulunan toprakların kurtarılması” konusunun görüşüldüğü açıklanırken Esad da Putin’e teşekkür etti.

Putin’in sözlerini ülkede askerî varlık gösteren Türkiye’ye mesaj olarak yorumlamak mümkün. Daha önce de terörist gruplar rejim ve Rusya birliklerine saldırmış, Rusya Dışişleri Bakanı Sergey Lavrov, “İdlib’de, Suriyeli muhaliflerle teröristleri ayırma çalışmalarının hedeflenenden çok uzak” olduğunu söylemişti. Rusya yetkililerinin 15 Temmuz darbe girişiminde Rusya’dan hükümete giden istihbaratlar hakkındaki açıklamaları da hatırlarda.

Akar’dan mesaj 

Millî Savunma Bakanı Hulusi Akar “Rusya'yla yaptığımız görüşmeler sonrasında imzalanan mutabakatlar var. Biz bu mutabakatlara uyuyoruz. Muhataplarımızın da bu mutabakatlara uymalarını bekliyoruz” ifadelerini kullandı. Akar, ABD’ye de Suriye’de PKK bağlantılı YPG yerine Türkiye'yle iş birliği yapma çağrısını yineledi ve “Türkiye'yle iş birliği yapmayınca ne olduğunu gördük” dedi.

Rusya’dan saldırı

Putin ile Esad görüşmesinden sonra Rusya, "İdlib Gerginliği Azaltma Bölgesi" sınırları içinde yer alan Hamame, Mazra ve Zerzur köylerine 3 savaş uçağıyla 15 hava saldırısı düzenledi. Yeni Şafak, saldırılardan birinin Türkiye'den bir sivil toplum kuruluşunun yetim çocuklar için yaptırdığı evlere yakın bir noktayı hedef aldığını öne sürdü.

Kaynak: New York Times

Yeni göç dalgası ihtimali 

İdlib’e yönelik Rusya ve rejim saldırıları artabilir. Bu da daha önceki çatışmalar sebebiyle İdlib’e ve Türkiye sınırına yakın yerlere yerleşen milyonlarca sivilin Türkiye’ye doğru yeni göç dalgasını başlatmasına sebep olabilir. Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın bir mülteciye dahi yer olmadığını bildiren açıklamasından sonra Türkiye’nin bu ihtimale karşı nasıl bir tavır takınacağı da merak konusu.

ABD çekilecek mi? 

Afganistan’dan geride bir yıkım bırakarak çekilen ABD’nin dış politikasını Asya-Pasifik’e odaklaması ve Çin’le rekabet etmesi bekleniyor. Hâliyle, ülkenin uzun yıllar boyunca kontrol altında tutmak istediği Orta Doğu’da atacağı adımlar merak ediliyor. Türkiye’nin PKK bağlantısı sebebiyle terörist olarak nitelendirdiği ancak ABD’nin Suriye’nin kuzeyinde iş birliği hâlinde olduğu Suriye Demokratik Güçleri de “IŞİD bitene kadar kalacağını söyleyen ABD’nin bir gün gideceğini bildiklerini, bunun adım adım olmasını istediklerini” vurguluyor.

Sonuç 

Suriye’deki iç savaşı Rusya ve İran’ın sınırsız desteği sayesinde Esad rejiminin kazandığı artık reddetmesi imkânsız bir gerçeğe dönüştü. Orta Doğu’ya ilgisi azalan ABD’nin ortağı olan SDG’nin de Esad’la kontrol ettiği bölgelerde rejime bağlı kurulacak bir federasyonun pazarlığına oturması muhtemel. İran ile ABD arasındaki nükleer anlaşmaya dönülmesi de pozitif gündem yaratıyor. 

Geriye Türkiye’nin desteklediği muhaliflerin kontrolündeki bölgelerin geleceği kalıyor. Rusya ve rejim, muhaliflerin arasındaki teröristler gerekçesiyle sivillere de can pazarı yaşatan saldırılarını, radikal cihatçılar da TSK'yı hedef alan saldırılarını keseceğe benzemiyor. Türkiye’nin de bölgede barış ve istikrarın sağlanması adına er ya da geç, doğrudan olmasa bile en azından Rusya’nın arabuluculuğunda Esad rejimiyle görüşeceği muhakkak. Bu ay sonu Soçi’de Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın Rusya Devlet Başkanı Putin'le yapacağı görüşmeden bölge için önemli sonuçlar çıkması bekleniyor.

Yazının devamı için lütfen kaydolun.

Aposto! olarak en özgün içerikleri derleyip e-posta kutunuza bırakıyoruz. Tüm yazıyı okumak için bültene kaydolabilirsiniz.

Spektrum

Her salı 15.00'te Türkiye'nin politik gündemi ve kent politikasında, her cuma 15.00'te uluslararası politikada öne çıkan gelişmelere dair hikâyeler, raporlar, kamuoyu araştırmaları ve dünya basınından önemli makaleler, her perşembe 15.00'te de haftanın politika özeti e-posta kutunda.

Benzer Yazılar

“Je suis Charlie” yeniden
Fransa merkezli karikatür dergisi Charlie Hebdo’nun eski ofisi beş yıl aradan sonra yeniden radikal İslamcı terörün hedefi oldu. 2015’te dergiye yapılan saldırı üzerine açılan davada ilk duruşmanın görüldüğü 25 Eylül günü dergi, ikinci bir saldırıya tanıklık etti. İki kişinin bıçakla yaralandığı...